Genel

Biyoteknoloji Nedir?

Temelde biyolojik bir nesnenin mühendislik alanları ile birlikte uygulanması işlemidir. Daha geniş bir kavramla belirtecek olursak hücre biyolojisi, doku biyolojisi, genetik, mikrobiyoloji, fizyolojik, anatomik yada kimyasal özelliklerin elektrik-elektronik mühendisliği, makine mühendisliği, bilgisayar mühendisliği gibi ileri teknoloji sağlayan mühendislikler ile ortak çalışarak DNA teknolojilerinin değiştirilmesi suretiyle bitki hayvan yada başka bir organizma oluşturma şeklidir.
Biyoteknolojinin en önemli özelliği işlem sonucu ortaya çıkan ürünün çok kısa sürede piyasaya sürülebilmesidir. Bu açıdan pahalı ancak ticari anlamda getirisi yüksek bir alandır. Örneğin bir bakteri içerisinde bulunan bir enzim birçok işlemden geçirilerek insanlar üzerinde bir hastalığın tedavisi için gelitirilen bir prosese dönüştürülebilir. Bu taz uygulamalar mikrobiyoloji, biyokimya, moleküler biyoloji, hücre biyolojisi, immünoloji, protein mühendisliği, enzimoloji ve biyoproses teknolojileri gibi farklı alanları bünyesinde toplar.

Biyoteknoloji terimi ilk kez 1919 yılında, Hırvat bir mühendis olan Karl Ereky tarafından ortaya atılmıştır. DNA üzerinde teknoloji yardımıyla yapılan değişiklikler sonucu canlıların yapısında pozitif şekilde değişiklik yapılması işlemi olarak da tanımlanabilmektedir.
Aslında çok yeni bir teknik olarak görünse de temelde yüzyıllar önceden beri kullanılan bir tekniktir. Örneğin, antik dönemde Mısırlılar oksijen bulunmayan ortamda mikrobiyolojik proseslerle fermantasyon tekniğini kullanarak şarap üretiyorlardı. Mısırlılar bu teknik ile yaklaşık 4000 yıl önceden 50 çeşit ekmek üretebilen bir döneme ulaşmışlardır. Aynı şekilde Çin’liler yüzyıllardır krizantem bitkisini böcek öldürücü olarak kullanmışlardır.
1900 lü yılların başında kan şekeri değişiminin düzenlenmesi için kullanılan insülin hormonu diyabet hastalarının vücutlarına dahil edilememekteydi. Ancak 1920’li yıllarda domuz ve inek pankreasından izole edilen insülin diyabet hastalarına sunulmuştur.Bunun yanında hayvan kaynaklı insülinin insanlar ile uyuşmazlıklar çıkaracağını ve sürekli artan diyabet popülasyonu nedeniyle bu şekilde üretimin sürdürülemeyeceği düşünülmüştür. Bunları göz önünde bulunduran Herbert Boyer 1978’de California Üniversitesi’nde üzerinde çalıştığı insandan alınan insülin hormonunun sentetik versiyonunu üretmiş , zararlı etkisi ile bilinen Escherichia Coli bakterisine yerleştirmiş ve saflaştırılarak insan insülini olarak diyabet hastalarında uygulanmaya başlanmıştır.
Gen tedavisi alanında da kullanılan bu teknoloji gelecekte hastalıklara karşı dirençli, daha güçlü insanların dünyaya gelmesi için çalışmaktadır.

Kategoriler:Genel

İlgili Yazılar

A
Genel

Apple Intelligence Nedir?

Apple Intelligence, Apple'ın 2024'teki yeni yapay zeka çözümü. Gizlilik odaklı, çok modlu bu teknoloji, yazma,…

2 Eylül 2024